Gorsel00015

Oyun, belli bir amaca yönelik olan her durumda çocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer aldığı, fiziksel, bilişsel ,dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temelidir. Gerçek yaşamın bir parçası ve çocuk için en etkin öğrenme sürecidir.

   Oyun çocuğun hayatı, canlılığı, dünyayı tanıması, varlığı kısacası her  şeyidir. Oyun oynamak,çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur.Çocuk oyun sırasında üstlendiği rollerle dünyayı algılamaya çalışır, özdeşim kurar ve böylece kişiliği oluşmaya ve gelişmeye başlar.

   Oyun yaşıtlarıyla ilişkiler kurulmasını sağlar, gerginliği azaltır,zihinsel gelişimi destekler, kendini ifade etmesini sağlar, tehlikeli ve zararlı olabilecek durumlarla nasıl  baş edeceğine  ilişkin  ipuçları verir.Ayrıca oyun,yetişkinlikte üstleneceği rolle ilgili deneyimler yaşamasını sağlar.

Çocuğun kendi korku,kaygı ve çatışmalarıyla nasıl başa çıkacağına yardımcı olur.Aynı zamanda fiziksel enerjisini boşaltmasını sağlar.

YAŞ GRUPLARINA GÖRE;

6 aylıktan 2 yaşına kadar olan süre oyuna alıştırma olarak kabul edilir.Bu dönemde fiziksel aktiviteye dayalı duyu-motor ve keşfedici oyunlar görülür.Çocuk bedenini,çevresini ve çevresindeki nesneleri ve hem bedeninin hem de nesnelerin fonksiyonunu öğrenme aşamasındadır.Dokunabildiği her şeyi alır,yakalar,sallar,iler-geri hareket ettirir, atar ve tekrar almayı öğrenir.

  2-3 yaş (Özerklik döneminde)  sosyalleşmeye ilk başladığında arkadaşlarıyla aynı ortamda oynar,oyununu diğerlerinden bağımsız olarak sürdürür,çocukların birbirleriyle sosyal iletişimleri çok azdır.Bir oyuncağı birbirinden istemek veya bir düşüncesini söylemekten ileri gitmez  .Sosyalleşme gerçekleştikten sonra 2-3 çocuk aynı oyun materyalini kullanırlar,aynı oyunda yer alırlar ama herkes kendi oyununa devam eder.

  3-6 yaş çocuk başkalarıyla işbirliği yapabilecek aşamaya geldiğinde,grup oyunlarına katılır.Oyunun bir amacı vardır,bu amaca uygun olarak çeşitli roller paylaşır ve oyunu ortaklaşa yürütürler.Çocuklar arasında gerçek bir sosyal iletişim vardır.Arkadaşlarıyla oynadığı oyunun en belirgin özelliği, çocukların hareketlerinde ve düşüncelerinde tek kişi olmadıklarını kabul etmeleri ve bu gerçeğe bağlı kalarak oyuncaklarını ,duygularını, düşüncelerini,rollerini paylaşmalarıdır.

  Çocuk gerçek yaşamda karşılaştığı olay ve nesneleri oyunlarına taşır.Taklit vardır.Örneğin;  annesi gibi yemek yapar,babası gibi çivi çakar.Bu dönemde gerçek nesneye ulaşamadığı zaman onu zihninde  canlandırabilir ve onun yerine başka bir nesneyi koyabilir.

  ÇOCUĞUN SOSYAL GELİŞİMİNDE OYUNUN KATKILARI ;

–Oyunda kız çocuklarının anne veya çevresindeki başka bir kadını; erkek çocukların baba veya çevresindeki başka bir erkeği model alarak oynaması ve böylece cinsel rollerin pekişmesi,

–Aile bireylerinin rollerini üstlenerek,aile,akraba,çevre ilişkilerini öğrenme  bu kişilerin görev,sorumluluk,davranış biçimlerini, kişiliklerini yaşayarak öğrenme ve ortaya koyma,

–Öğretmen,doktor gibi değişik meslek gruplarının rollerini üstlenerek o rolün kurallarını öğrenme,

–Diğer insanlarla iletişim kurmayı,gözlem yapmayı,işbirliğini,yardımlaşmayı öğrenme,

–Arkadaşlarıyla dayanışma içinde sorunları çözebilme,

–Sözel ve sözel olmayan sosyal kuralları öğrenme,

–Telefonla konuşma,yemek yeme gibi sosyal kuralları öğrenme,

–Doğru-yanlış,iyi-kötü ,güzel-çirkin, haklı-haksız gibi kavramları öğrenme,

–Başkalarına sevgi,saygı gösterme,koruma,korunma, başkalarının haklarına saygı gösterme,yönetilme,sorumluluk alabilme,kendine ve başkalarına güven duyabilme,karar verebilme ve uygulayabilme, işbirliği sağlayabilme gibi toplumsal ilişkilerin gerektirdiği kuralları öğrenme,

   ÇOCUĞUN DUYGUSAL GELİŞİMİNDE OYUNUN KATKILARI;

–Mutluluk,sevinç,acı,acıma,korku,kaygı,dostluk,kızgınlık,sevgi,sevme,güven gibi pek çok durumu ve duygusal tepkiyi öğrenme,

–Anne,baba,abla,ağabey,öğretmen….gibi gerçek yaşamda gözlemlediği bireyler arasındaki duygusal ilişkileri ve tepkileri oyunda yaşayarak öğrenme ,

–Kendi yaşantısındaki duygusal ilişkileri,tepkileri gözleme yeteneğinin gelişmesi, öz güveninin artması,

–Duygusal tepkilerini  kontrol etmeyi öğrenme,

–Ruhsal sorunlarını oyuna yansıtarak duygusal yönden rahatlama,

 OYUN, ÇOCUK İÇİN GERÇEK BİR İHTİYAÇTIR.

OYUN, ÇOCUĞUN  İÇ DÜNYASINI DIŞA VURUMUNU SAĞLAR.

OYUN, ÖNEMLİ BİR EĞİTİM ARACIDIR.