Özgüven, kişinin kendisiyle barışık olma durumudur.
Her anne-babanın isteği “kendine güvenen çocuklar” yetiştirmektir. Gerçekten çocuğun sağlıklı ruhsal gelişimi için “özgüven” ilk sırada yer alır.
Özgüven, çocuklarının doğumundan itibaren her
anne-babanın uğraştığı bir konudur. Çocuğun özgüvenini geliştirmek, korumak ve artmasını sağlamak çocuk yetiştirme becerilerinin başında gelir.Çünkü yeterince gelişmiş özgüven duygusu, öğrenme yetisini, sosyal alanlarda başarıyı ve gelişimlerini etkileyen önemli bir duygudur. Özgüven, bir insanın tavırlarını, duygularını, kişisel özelliklerini; yetenek, beceri, öğrenim ve toplumsal kabul edinilirliğiyle ilgilidir.
Örneğin; bir çocuğun becerileri sahip olmak istedikleriyle örtüşmüyorsa, kendisini yetersiz hissedebilir, bu durum onun özgüven duygusunun düşük olmasına neden olur. Düşük özgüven ders başarısını ve toplumsal ilişkileri olumsuz yönde etkileyebilir. Çocuklar olgunlaştıkça sahip oldukları becerileri kendileri değerlendirmeye, özgüvenlerini biçimlendirmeye başlarlar. Bunu yaparken ailenin yanı sıra öğretmenleri ve yaşıtları gibi diğer kaynaklardan beslenirler.
Özgüven, belli bir düzeye ulaşıncaya kadar gelişir, genellikle 10 yaşında özgüven gelişimi tamamlanır ve bir süre sonra ergenlik döneminde çocuk özgüvenini test etmeye başlar.
Çocukların özgüvenini etkileyen faktörlerin başında anne ve baba gelir. Çünkü çocuklar ilk yıllarında onları çevreleyen yetişkinlerin kendileri hakkındaki düşüncelerinden etkilenirler.
Sonraki yıllarda da bu duyduklarını, gördüklerini ve deneyimlediklerini kendi davranışlarına yansıtmaya başlarlar.
Çocuğun özgüvenini geliştirmek için;
- Sevginin açıkça ifade edildiği ev ortamında yetişen çocuğun özgüveninin temelleri atılmış olur.
- Anne ve babanın çocuğundan beklentileri onun yetenekleri ve yapabilirliği ile
kıyaslandığında gerçekçi olmalıdır.
- Başarıyla sonuçlanmasa bile çabaları takdir edilmelidir.
- Başarıları kadar gösterdiği gelişme ve ilerlemeler de somut olarak ortaya
konmalıdır.
- Çocuğun kendi işini kendisi yapması için fırsat tanınmalıdır.
- Herhangi bir sorun karşısında problemi çözmesi için destek olunmalıdır.
- Duygularını ifade etmesi konusunda ona model olunmalıdır.
- Konuşmaya başladığında sonuna kadar dinlemek, kendisini rahat hissetmesini
sağlayacaktır.
- Evde düzenli olarak belli konularda sorumluluk alması sağlanmalı ve aldığı
sorumlulukları yerine getirip getirmediği gözlemlenmelidir.
- Çocukla konuşurken göz kontağı kurulmalı, bu ona önemli olduğunun mesajını
verir.
- Çocuğun mümkün olduğu kadar farklı sosyal ortamlarda bulunması sağlanmalıdır.
- Girdiği farklı sosyal ortamlarda başarabileceği görevler alması sağlanmalıdır.
- Kendi kendini meşgul edebileceği konularda rehberlik edilmeli, tek başına neler başarabileceğini görmesi sağlanmalıdır.
Randevu Talep Edin
Arayın: 0535 812 72 51
Mesaj gönderin:


